Bugün - 18 Kasım 2018 Pazar
Foto Galeri
Video Galeri
Künyemiz
Üye İşlem
 Bize Ulaşın
www.finikeakdeniz.com.tr Logo
FİNİKE
FİNİKE SPOR
DEMRE
KUMLUCA
ANTALYA
GÜNCEL
-
Antalya 27°°C
Yazar Detayları

Asya TOKMAK

Asya TOKMAK - Yakın Tehlike

Yakın Tehlike
Yazı Tarihi: 5 Aralık 2012 Çarşamba

 

Benim de zaman zaman gördüğümde;  rahatsız olduğum, keyfimin kaçtığı, sağlığımın belki de oldukça tehlikede olduğu; BAZ İSTASYONLARI hep kafamı kurcalardı…

Bu gün iş arkadaşım elinde bir metinle geldi ve bana aynen şunları söyledi…

-“Kendime ve sevdiğim insanlara olan saygımdan dolayı çok severek içtiğim sigarayı bıraktım. Alkol kullanmıyorum. Sağlıklı beslenmeye çalışıyorum. Kısaca sağlığıma dikkat etmeye çalışıyorum. Ben hayatımla ve  sağlıklı yaşamakla ilgili tüm bunları gerçekleştirirken birileri dışarıda  bilerek!!!  Tehlike yaratmaya  neden oluyor,  hem de her gün bu tehlike  mantar gibi biterek ve çoğalarak…

-“Üstelik baz istasyonlarının çoğu da çocukların daha çok tehlikeye maruz kalacağı kreşler, okullar, apartmanların üzerine ya da hemen yakınına kuruluyor.

-“Anlayamıyorum bu konuda çok bilinçli olmayan vatandaşa sözüm yok, fakat ya bilgili, kültürlü, duyarlı ve bilinçli anne babalara ne demeli! Neden ses çıkarmıyorlar!  Neden ilgisiz kalıyorlar. Benim çocuğum olsa, sabaha kadar uyuyamam!  Belki de baz istasyonun zararlı etkileri çocuğumu kanser yapacak diye aklım çıkar… Kimseden çıt çıkmıyor…Birileri daha fazla para kazanacak diye neden hayatımızı tehlikeye atıyorlar…”

Haklı,  arkadaşım söylediği her cümlede. Balyoz gibi kafama indi her bir kelimesi, elindeki metni (internetten aldığı) izin alarak aynen sizlerle paylaşmak istedim. Okuyan herkesin düşünmesi için “YAKIN TEHLİKENİN” farkında olabilmesi,  belki  de harekete geçebilmesi için.

………………………………..

Bir yanda çevreciler, tüketici dernekleri ve duyarlı vatandaşlar, diğer yanda ise Turkcell, Ericsson, Telsim gibi kuruluşlarla yine onları destekleyen kişiler olmak üzere bu konuda insanlar ikiye ayrılmış. Bunlardan birinci grub baz istasyonlarının zararları konusunda ısrar ediyor. İkinci grub ise zararlarının olmadığını iddia ediyor. Peki hangi taraf haklı? Gerçek nedir?

Çevreciler: Basında sık sık rastladığımız haberlerden olan “baz istasyonlarının zararları” konusunda Tüketici Hakları Derneği (TÜDER) ile Tüketiciyi Koruma Derneği (TÜKODER) ortaklaşa bir toplantı düzenleyerek “çek elini çatımdan” sloganıyla bir kampanya başlattılar. Bu kampanya ile teknik adı “cep telefonu aktarıcısı” olan ama halk arasında “baz istasyonu” olarak adlandırılan yansıtıcıların zararlarını anlattılar. Dernek temsilcileri şöyle seslendiler; “Baz istasyonlarının zararlarının 4 kilometrelik bir alanı kapladığı araştırmalarla kanıtlandı. İnsanlardan çok uzakta olması gereken bu yansıtıcılar elimizi uzattığımızda dokunabileceğimiz bir yükseklikteler.”Benzin istasyonlarına, alışveriş merkezlerine ve hatta okullara dahi kurulan bu antenler oldukça tehlikelidir. GSM şirketlerinin verdiği yüksek paraya aldanıp, hem kendinizin, hem de çocuklarınızın geleceğini tehlikeye atmayın””dediler.

Cepciler: Turkcell yetkilileri ise aktarıcıların hastalıklara neden olmasının ispatlanmış bir şey olmadığını belirtiyorlar. “Tüm dünyada nasıl kuruluyorsa Türkiye’de de Ericson tarafından aynı şekilde kurulduğunu” iddia ediyorlar. Ayrıca “hastalıklara aktarıcıların neden olduğu iddiası ispatlanmış bir şey değil. Bu bir risk olsaydı tüm dünya kullanır mıydı? “Bir çok ülke Türkiye’den fazla istasyona sahip” diyen yetkililer kendilerince savunmalarını yapıyorlar. Buna karşın tüketici dernekleri ile uzmanlar Avrupa’da aktarıcıların çokluğunu kabul etmelerine karşın yerleştirdikleri yerlerin insanların toplu yaşadığı ve trafiğin yoğun olduğu yerlere değil, şehir dışı bölgelere kurulu olduğunu belirtiyorlar.

Zararları: Tübitak Tıp Danışmanı ve İç Hastalıkları Uzmanı Doçent Doktor Selçuk Aslan’ın hazırladığı rapor baz istasyonunun zararlarından şöyle bahsediyor; “Cep telefonları ve baz istasyonları mikrodalgalar yayarlar. Mikrodalgalar elektromanyetik dalgalardır. MD’ler dokularda iki temel etki yapar: 1- Termal etki (dokuların ısınması) 2- Kimyasal etki (doku hücrelerinin yapısının bozulması). Hücrelerde büyük moleküllerin yani proteinlerin deforme oluşu hücre zarlarının birbirine yapışması, hücre zarlarında deliklerin açılması, sinir zarlarının bozuluşu insanda değişik etkiler yapar. Uykusuzluk, sinirlilik, unutkanlık, depresyon, baş ağrısı ve dönmesi, gibi etkiler ile Alzheimer hastalığı (bunama) ile Parkinson (titreme) gibi tehlikeli beyin hastalıkları görülebilir. Mikrodalgaların Konser yapıcı etkisi 3 türdür. Birincisi; kendisi kanser yapar, ikincisi; kanser yapıcı maddelerin hücreye girişini hızlandırır. Üçüncüsü ise; var olan ama gizli kalmış kanserin gidişini hızlandırır.

Dünyada Önlemler: Avrupa’da kanserli hastaların cep telefonu kullanmaları doktorlar tarafından yasaklanmış ve bu BBC televizyonu tarafından duyurulmuş. Amerika’da çevre koruma ajansı EPA mikrodalgaları kanser yapıcı olarak ilan etmiş, Polonya’da cep telefonlarının kanser yaptığı laboratuarlarda kanıtlanmıştır. Fransa’da 1975’ten 1995’e kadar beyin tümörlerinin giderek arttığını ve bunun cep telefonlarına bağlı olduğunu bildirilmiştir. Amerika’da yeni bir yasayla okul ve evlerin üzerine dikilmesi yasaklanan baz istasyonlarının dikileceği yerleri belirleme yetkisi eyalet veya kent konseylerine verilmiştir. Türkiye’de Yargıtay 05.05.1999’da anten veya aktarıcı dikilmesi için apartman sakinlerinin oybirliğini şart koşmuştur.

Tehlike: Bugün tıp mikroskobik incelemeyle bir kanserin radyasyondan oluşup oluşmadığını kesin olarak belirleyebiliyor. Böylece cep telefon firmalarının “ne malum cep telefonunda kanser olduğu?” savunması da geçersiz kalıyor. Cep telefonları ve yansıtıcıların işitme kaybına, kulak çınlamasına, cinsel hayatta kısırlık, sperm azalması, gebelikte sakat doğumlara ve düşüklere neden olduğu bilim adamlarınca doğrulanıyor. Teknik olarak ise bilim adamları şu açıklamaları getiriyor; Tepenizde bir aktarıcı değil de, bir radyo vericisi var gibidir. Şirketler bu antenleri 100 wattlık bir ampulle bir tutarlar ve “evinizdeki ampulden korkuyor musunuz?” derler. Oysa ki burada önemli olan güç değil frekanstır. Ampulun frekansı 50, aktarıcının ise 1 milyar kadardır. Antenlerdeki mikrodalga düzeyi 0,65 mw/santimetrekaredir. Yani New York’ta kabul edilen tehlike üst sınırının 13 katıdır. Şirketler mikrodalga şiddetinin mesafesinin karesiyle ters orantılı olarak azaldığın söyler. Azalan elektromanyetik alan şiddetidir. Kanser yapıcı etki, mesafeyle azalmaz. Buna en güzel örnek güneşin ultraviyole ışınlarıdır. Bu ışınlar milyonlarca kilometre öteden geldikleri halde cilt kanseri yapabilmektedir. Cep telefonu ve dam aktarıcıları özellikle çocuklar için çok tehlikelidir. Mikrodalgalar çocuğun küçük vücudunda rezonans (titreşim) yapar. Bu şekilde zararlı etkileri daha da artar. Mikrodalgalar ani beşik ölümlerine de neden olabilir. Aktarıcılar damda vınlama yapar, rüzgarda uğuldar, yıldırım çeker ve depremde de ek tehlike yaratır.

Neden?: Batıda aktarıcılı binaların fiyatları ‰30 düşüyor. Çünkü bilinçlenmiş halk kanserden ve hastalıklardan korkuyor. Zararsız olduğunu söyleyen firmalar, dikmek için neden yüksek miktarda (genellikle 10.000 Dolar) paralar ödüyorlar? Neden şirket yöneticileri kendi binalarına ve evlerinin çatılarına diktirmiyorlar? Baz istasyonlarının şehir içinde kullanılmasının tehlikelerini anlatan TÜBİTAK raporuna göre aktarıcılar şehir dışına alınmazsa ileride hastalık ve ölümlerde bir artış olacak. Neden kendimizi ve çocuklarımızı bundan korumuyoruz?

 

………………………………….

 

 

Bize çok yakın olan, sevdiklerimizden bile belki daha yakın olan TEHLİKENİN farkında olalım!!!

Kalın Sağlıcakla…

 
İletişim E-Posta: asya2005@yahoo.com - Telefon: Okunma Sayısı: 1173
 
Yorumlar
*** Yorum Yaz
Bu yazıya hiç yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yapın.

Diğer Yazıları

BAHARA KARIŞMA
RÖPORTAJ
EN BÜYÜK MACERA
YUVA
VAZGEÇMEK MUTLULUKTUR
HADDİMİZİ BİLMEYE NE DERSİNİZ?
Yakın Tehlike
EYLÜL...
SÖĞÜT CUMASI YAYLASI
BÜYÜLÜ SAHTELİK
KEŞİŞ, KADIN VE KAYBOLAN HÜCRELER
KUM TANELİ ZAMAN
YAŞAMI KULLANMA KILAVUZU
İNSANSI OLMA ÖZGÜRLÜĞÜ
ZEYTİNYAĞLI YİYEMEM AMAN
LİKYA OTEL
NE ZAMAN İYİ GİYİNİRİZ
DEĞERLER VE DOĞRULAR
“VANYA DAYI”
KAVANOZ
YOKSULLUK BİR SEÇİMDİR
GÖREN ELLER…
DİZİLERİMİZİ YÖNLENDİREN HAYATLARIMIZ
MUTLULUK YANIBAŞIMIZDA
"KİFAYETSİZ MUHTERİSLER"
"BYE", "OKEY"
ERKEN YAŞAMIŞ FENİKELİLER, GEÇ KALMIŞ FİNİKELİLER...
MADAM BUTTERFLY
DAFNİYE SEVGİLERİMLE
SARI SONBAHAR...
YAZMAK, KONUŞMAK, DİNLEMEK, OKUMAK...
YÜKSEK KAYALIĞIN YANINDAKİ YER
ASKIDA EKMEK...
GÜNEŞTE KURUTULAN KABAKLAR
Diğer Yazarlar

FİNİKE’YE KYK YURDU YAPILMALI
BEN DE BÖYLE YAPTIM, ŞULE YAYINLARI
Finike Küçük, İnsanları Büyük Bir İlçe
KADINSAN BİR KADINLIĞINI BİL!
31 MART 2012 ESKİ GÜNLER
TURİZM MAĞAZACILIĞI ve FİNİKE
MADDİYAT MANEVİYATI HAPSEDERSE
HOŞGELDİN RAMAZAN.....
KAYNAR KAZANDA
BAHARA KARIŞMA
İhale İlanları

Yazarlar 
Hava Durumu ( Antalya )
Bugün
19°°C - 27°°C
Salı
20°°C - 26°°C
Çarşamba
20°°C - 26°°C
Perşembe
20°°C - 25°°C
Namaz Vakitleri ( Antalya )

İmsakGüneşÖğleİkindiAkşamYatsı
03:5305:3513:0116:4920:1621:49

28 Mayıs 2018 Pazartesi
Tarihte Bugün
1776 - Deniz Harp Okulunun Açılışı
1922 - Uzun Köprünün Kurtuluşu
2006 - Fırtına
Bizi Facebook'ta takip edin
 
Günün Sözü
Su ateşe galiptir, ancak bir kaba girerse ateş o suyu kaynatır, yok eder?
(Mevlana)
Arşiv Arama
Anasayfa
Site Haritası
Sitenize Ekleyin
RSS Kaynağı
Hakkımızda
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright ©2013 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.
0,25ms