Bugün - 15 Kasım 2018 Perşembe
Foto Galeri
Video Galeri
Künyemiz
Üye İşlem
 Bize Ulaşın
www.finikeakdeniz.com.tr Logo
FİNİKE
FİNİKE SPOR
DEMRE
KUMLUCA
ANTALYA
GÜNCEL
Antalya 27°°C
  
Yazar Detayları

Asya TOKMAK

Asya TOKMAK - ERKEN YAŞAMIŞ  FENİKELİLER, GEÇ KALMIŞ FİNİKELİLER...

ERKEN YAŞAMIŞ FENİKELİLER, GEÇ KALMIŞ FİNİKELİLER...
Yazı Tarihi: 25 Mayıs 2012 Cuma

ERKEN YAŞAMIŞ  FENİKELİLER,

GEÇ KALMIŞ FİNİKELİLER

                                                                                

Yıllar önce izlediğim bir filmde,  hikayenin geçtiği kasabada yaşayan bir karakter,  “Bizim kasabada yaşamak, müziksiz dans etmeye benzer” demişti. Bu kasabanın da bana göre insanı coşturan müziği, canlandıran ritmi, havaya sokan atmosferi  yok.  Finike’nin hala bir şeylere geç kaldığını üzülerek görüyorum…

 

 Biliyorsunuz Fenike, Güney Batı Anadolu'daki Teke Yarımadası yöremizde yer alır. Eski çağlarda ve Finike'nin ilk kurulduğu zamanda bu bölge, "Likya" olarak adlandırılırdı. O zamanki Likya; Doğuda Pamfilya, batıda Karya, kuzeyde ise Psidya şeklinde adlandırılan bölgelerle çevrili idi. Hepimizin bildiği gibi ilk Finike, Fenikeliler tarafından V. Yüzyılda Phanikos adı ile, Aykırıcay Suyu'nun denize döküldüğü yerde kurulmuştur. Uzun yıllar Likya'nın başkenti olan Limyra'nın tarım ürünleri ihraç ettiği bir liman görevi yapmıştır. Bu özelliğiyle Fenikelilerin en önemli ticaret merkezlerinden biri olmuştur. Finike adının, Fenikelilerden dolayı verildiği de rivayetler arasındadır. Velhasıl zamanında Finike Limanı önemli bir ticaret limanı olarak yaşamını sürdürmüştür. İlçenin Etrafındaki tarihi  kültürel  ve sanatsal kalıntılara bakınca insanların yüzyıllar öncesinde;  kültüre ve sanata olan düşkünlüğünü günümüz insanında ve de koşulları oluşturacak yönetimlerde bulamamak üzücü geliyor bana. Hele Finike’de…İnsanların gidip film izleyebileceği bırakın büyük salonları, bir cep sinemasının olmaması, yada bir tiyatro sahnesinin bulunmaması çok az yapılan sosyal ve kültürel etkinliklerinin neredeyse  deniz bayramını kutlamakla sınırlı kalmasının bir açıklaması yok.

 

Geçen yıl gittiğim Arykanda’da gördüğüm o muhteşem tiyatro, yerleşkeler, stadyumu görünce hala Finike’nin merkezinde bile üzerinden her gün geçtiğim kaldırımların rezaletini görünce hayıflanıyorum. Yazıklar olsun demekten kendimi alamıyorum. Bir ülkenin, kasabanın, beldenin gelişip gelişmediğini o ülkenin kaldırımlarına bakıp anlamanız işten bile değil. Hala adam gibi altyapı sorunları çözülmüş  durumda değil. İnsanların yaşam kalitesini arttıracak projeler, samimi alt yapı yaklaşımları gerekli artık. Ucuz politikaların zamanı  da çoktan geçti. Gelişmiş ülkelerin neden geliştiğini, bizim gibi ülkelerin neden hala yerinde saydığını; ülkemizdeki  popülist yönetim politikalarının varlığı ve çağdaş kentleşme bilincine sahip olamamış yönetimlerin, yöneticilerin varlığı, aramızdaki  farkı haklı olarak uzak mesafelere taşıyor.  Yüzyıllar öncesinin medeniyetinin sahip olduğu, kurduğu ve geliştirdiği kentleşme düzeyine hala acı bir şekilde yaklaşmayı bırak, yakınından bile geçemediğimize de hayıflanıyorum. Sizce de çok geç kalmış sayılmaz mıyız? Bir çok şeye…Bahsettiğim şeyler çok maddi külfet de gerektirebilir ama iyi bir kaynak kullanım stratejisiyle her şey yapılabilir.  Yeter ki yaratıcı bir vizyonumuz ve hantal yönetim alışkanlıklarından ve popülist yaklaşımlarımızdan kurtulalım yerel yönetimler ve yaşayanlar olarak… Yönetimleri, kurumları ve dolayısıyla yöneten insanları suçlamak istiyorum çünkü  hala kişisel çıkarları her zaman toplumsal çıkarlarımızın çok önünde. Çağdaşlık ve medeniyet bunu mu gerektirir!

 

                Finike’nin denizle ilişkisi de  başka bir alem…Doğanın ve denizin en doğal, en muhteşem biçimlerini burada Finike’de bulabiliyorum.  Fakat diğer taraftan bakınca diğer beldeler kadar turist çekmese de Finike bir tatil beldesi ama maalesef sanki,  bir İç Anadolu kasabasını buraya getirmiş, denizle uyumsuz bir birlikteliğe zorlamışsınız gibi, eğreti durduğunu görüyorum her geçen gün. Tıpkı eğreti gelin gibi. İzdivaç için alıştırmak lazım delikanlıyı ya sözüm ona evliliğe, burada da yaşamın denizle ilişkisi, koca olmaya hazırlanan damadın eğreti gelinle ilişkisi gibi askıda kalmışa benziyor. Havada kalmışlığı görebiliyorum. Deniz kültürünün yeterince yerleşememesini; Türkiye’nin en uzun sahillerinden biri olan Finike sahiline atılan çöplerden, bakımsızlığından, sanki kaderine terk edilmişliğinden anlayabilirsiniz kolaylıkla…Neden olmasın! Bu sahil; Türkiye’nin en temiz en iyi sahillerinden birine dönüştürülebilir, yeter ki bu işe gönül verelim en güzeli, en iyiyi yakalama derdinde olalım. Oy avcılığından çok, topluma hizmeti öncelikli kılacak politikalar üretelim, hem  yerel yönetim olarak,  hem de ülke yönetimi olarak.

 

Denizin, doğanın, ay ışığının derinliğine o alabildiğine muhteşemliğine ayak uydurmamız çok zor değil!  Yeter ki bakmasını bilelim ve sahip olduklarımız kıymetini…. Doğanın o muhteşem estetik donanımını içimize sindirmeyi de. Bu muhteşem doğal güzelliğin içinde layık olmadığımız şekilde  sıradan  yaşamak niye.

                 ………………………………………………………………………….

 Sanırım  burada beni en çok mutlu eden şey,  tanımadığım bir ressamın her sabah farklı fırça darbeleriyle gökyüzüne çizdiği o pırıl pırıl tablolar. Kalabalık şehirlerde görmeye alıştığımız kirlenmiş karanlık sahte gökyüzünden oldukça uzak. Denizin mavisi o kadar mavi ki! uzun zaman bakınca mavi düşünmeye başlıyorum. Hele dolunay öyle keyifli ki,  kendimi kaptırmaya göreyim başka bir alemde yaşadığımı bile çok geç anlıyorum. Geçiş o kadar yumuşak ve naif ki! Uzandığımda yakalayacakmışım gibi Venüs gelip tam karşımda durur her gece yarısı,  tatlı uykumdayken seyre dalar beni sanki. Hiç gece yarısı kalkıp Venüs’ü (Zühre Yıldızı) izlediniz mi?

 

 Çiçekler; bence doğanın en estetik tarafı…

 

 Finike’de her yer doğanın ne kadar renkli ve estetik olduğunu her defasında beynimize kazıyan rengarenk çiçeklerle  doludur. Begonviller, mis gibi kokan Hanım Elleri, Japon Gülleri, Yaseminler, Krizantemler, Papatyalar, Gelincikler  isimlerini bilemediğim onlarca çiçek ve biçimlerlerle kaplıdır her yer. Ah bir de layıkıyla gelişmiş bir yerleşim ve yaşam alanına  dönüştürülebilse her yeri…

 

 İnsanın yaşadığı köyün, kasabanın, şehrin bir ruhunun olduğunu, bizler gibi bir ruh taşıdığını düşünenlerdenim.  Sanıyorum ben buranın hak etmediği, eğreti ruh taşımasına sebep olan ne varsa  sevemedim.

 

 Yaşanılan yere  o ruhu verenler bir yerde insanlar . İnsan,  bir yeri orada yaşayan insanların bakışında ve kişiliğinde sever. Burada o bakış ve o kişilik son derece  yabanıl ve estetikten yoksun olarak kalmış,  doğanın zenginliğiyle bu nedenle buluşup iç içe geçememiş sanıyorum. Doğanın yabaniliği sevilir fakat insanın yabaniliği katlanılmazdır.

 
İletişim E-Posta: asya2005@yahoo.com - Telefon: Okunma Sayısı: 1022
 
Yorumlar
*** Yorum Yaz
Bu yazıya hiç yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yapın.

Diğer Yazıları

BAHARA KARIŞMA
RÖPORTAJ
EN BÜYÜK MACERA
YUVA
VAZGEÇMEK MUTLULUKTUR
HADDİMİZİ BİLMEYE NE DERSİNİZ?
Yakın Tehlike
EYLÜL...
SÖĞÜT CUMASI YAYLASI
BÜYÜLÜ SAHTELİK
KEŞİŞ, KADIN VE KAYBOLAN HÜCRELER
KUM TANELİ ZAMAN
YAŞAMI KULLANMA KILAVUZU
İNSANSI OLMA ÖZGÜRLÜĞÜ
ZEYTİNYAĞLI YİYEMEM AMAN
LİKYA OTEL
NE ZAMAN İYİ GİYİNİRİZ
DEĞERLER VE DOĞRULAR
“VANYA DAYI”
KAVANOZ
YOKSULLUK BİR SEÇİMDİR
GÖREN ELLER…
DİZİLERİMİZİ YÖNLENDİREN HAYATLARIMIZ
MUTLULUK YANIBAŞIMIZDA
"KİFAYETSİZ MUHTERİSLER"
"BYE", "OKEY"
ERKEN YAŞAMIŞ FENİKELİLER, GEÇ KALMIŞ FİNİKELİLER...
MADAM BUTTERFLY
DAFNİYE SEVGİLERİMLE
SARI SONBAHAR...
YAZMAK, KONUŞMAK, DİNLEMEK, OKUMAK...
YÜKSEK KAYALIĞIN YANINDAKİ YER
ASKIDA EKMEK...
GÜNEŞTE KURUTULAN KABAKLAR
Diğer Yazarlar

FİNİKE’YE KYK YURDU YAPILMALI
BEN DE BÖYLE YAPTIM, ŞULE YAYINLARI
Finike Küçük, İnsanları Büyük Bir İlçe
KADINSAN BİR KADINLIĞINI BİL!
31 MART 2012 ESKİ GÜNLER
TURİZM MAĞAZACILIĞI ve FİNİKE
MADDİYAT MANEVİYATI HAPSEDERSE
HOŞGELDİN RAMAZAN.....
KAYNAR KAZANDA
BAHARA KARIŞMA
İhale İlanları

Yazarlar 
Hava Durumu ( Antalya )
Bugün
19°°C - 27°°C
Salı
20°°C - 26°°C
Çarşamba
20°°C - 26°°C
Perşembe
20°°C - 25°°C
Namaz Vakitleri ( Antalya )

İmsakGüneşÖğleİkindiAkşamYatsı
03:5305:3513:0116:4920:1621:49

28 Mayıs 2018 Pazartesi
Tarihte Bugün
1983 - Kuzey Kıbrıs Türk Cumhiriyeti'nin Kurulması
1988 - Filistin Devleti'nin Kurulması
1921 - Hassa'nın (Hatay) Kurtuluşu
2006 - Güney Rüzgarlarının Esmeye Başlaması
Bizi Facebook'ta takip edin
 
Günün Sözü
Herkesin bakmadığı yönden bak dünyaya?
(Mevlana)
Arşiv Arama
Anasayfa
Site Haritası
Sitenize Ekleyin
RSS Kaynağı
Hakkımızda
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright ©2013 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.
0,25ms