Bugün - 18 Kasım 2018 Pazar
Foto Galeri
Video Galeri
Künyemiz
Üye İşlem
 Bize Ulaşın
www.finikeakdeniz.com.tr Logo
FİNİKE
FİNİKE SPOR
DEMRE
KUMLUCA
ANTALYA
GÜNCEL
-
Antalya 27°°C
Yazar Detayları

Asya TOKMAK

Asya TOKMAK - ASKIDA EKMEK...

ASKIDA EKMEK...
Yazı Tarihi: 25 Mayıs 2012 Cuma

 “İtalya'da Venedik‘in

kenar mahallelerinden birinde, bir Cafe-Barda,

espressolarimizi içiyorduk.

İçeri giren müşterilerden biri, barmene

"due caffee, uno sospeso" (iki kahve, biri askıda) dedi, iki kahve parası verdi,

bir kahve içip gitti,

Barmen de duvar üzerinde

asılı duran çiviye bir küçük kağıt astı

 

Biraz sonra içeri iki kişi girdi.

Onlar da “trio caffee, uno sospeso"

(üç kahve, biri askıda) dediler,

Üç kahve parası verdiler ve iki kahve içtikten sonra gittiler

Barmen "askı“ ya yine bir küçük kağıt astı. Bunun gün boyu böyle

Sürdüğü anlaşılıyordu

Bir süre sonra kahveye, üstü başı biraz eski-püskü,

belli ki yoksul bir kişi girdi ve barmen’e

"uno caffee sospeso "(askıdan bir kahve) dedi.

Barmen hemen bir kahve hazırladı ve

Yeni müşterinin önüne koydu.

Yoksul kişi kahvesini içtikten sonra para ödemeden

çıktı, gitti. Barmen ise duvardaki askıya taktığı kağıtlardan birini kopardı,

Parçalayıp çöp kutusuna attı.

Bu gözlemimizin sonunda, gözlerimizi yaşartan,

fakat kesinlikle örnek almamız gereken bir

“İtalyan toplumsal terbiyesi" öğrendik: der hikayede…”

 

(…Alıntı)

 

Peki biz askımıza ne asabiliriz? Bizim toplumsal terbiyemiz nerelerde?…

Ekmek… Toplum olarak ekmeğe verdiğimiz değeri yere düştüğünde 3 kez öpüp başımıza koyarak, sofralarımızda ne kadar kutsal bir yiyecek olduğunu vurgular, ekmeğin değerini yüceltiriz bu davranışımızla, ama ne yazık ki! Günümüzde ekmek aslanın ağzında, daha doğrusu midesinde artık. O nedenle yoksul bir insanın elini uzatıp aslanın midesindeki ekmeği alma şansı çok az. Gücü yetmez buna.

Bu gün öğle arası, ekmek almaya çıkmıştım. Bakkaldan daha çok yakındı bana halk ekmek satış kabini.  Bir ekmek almak için  o kadar uzağa gitme niyetinde de değildim açıkçası. Yanaştım halk ekmek bayisine usulca, benden önce iki kişi daha vardı. Ekmek alma sıramı beklerken; kabininin sağ tarafında birer ekmek sıralanmış, poşetlerinde hazır bekliyordu. Dikkatimi çekti. Allah Allah dedim. Neden acaba ekmekler dışarıda sıralanmış böyle diye düşündüm kendi kendime... Dayanamadım, ekmek sırası bana gelince sordum; orta yaşlı saçları yer yer  kırlaşmış, bilge görünümlü satıcıya :

“Merak ettim” dedim. Neden ekmekleri poşetleyip sıra sıra dizdiniz kabinin dışına böyle. Satıcı, kafasını kaldırıp bana şöyle bir baktı-  hani bir şeyi bilmiş olmakla, karşınızdakinin bilmeme cehaleti sizi üstün kılar ya, onun getirdiği bir keyifle hafif alaysama durumu vardır ya hani, biraz da bıyık altından gülerek- o gördüğünüz şey “askıda ekmek” dedi. Askıda ekmek? Ne demek? Dedim ikinci kez! Bu konudaki cehaletimi göstertmekten mahcup bir ses tonu ve yüz

ifadesiyle;

“Ya dedi ekmek alıp sofrasına koyamayan, o kadar çok insan var ki! Aynı zamanda ekmek istemekten utanan... Bunu bildiğim ve her gün şahit olduğum için böyle bir uygulama başlattım.  İlk ekmeği ben koydum. Gördüğünüz diğer ekmekleri de; iyiliksever, daha doğrusu bunun insani bir sorumluluk ve vicdani bir mesele olduğunu düşünenler koydu oraya. İhtiyacı olan ve bu uygulamayı başlattığımı bilen yoksullar gelip, beni bile görmeden askıdan ihtiyaçları kadar ekmek alıp gidiyorlar, bu duruma hem seviniyorum hem de onların bu denli yoksul olmalarına sebep olanların yerine, insanlığımdan utanıyorum dedi. Düşündüm, tekrar tekrar… Düşündüm… Ne söyleyeceğimi bilemedim. Sadece “iki ekmek de benim yerime koyar mısınız askıya dedim” parasını ödeyerek. Düşünen ve kendini bilen için “insan olmak” ne kadar ağır bir sorumluluk aslında… Ama nedense biz kendimizi tüy gibi hafif hissediyoruz. Şişkin midelerimizin ağırlığını unutarak.

Yoksulluk insanların ne kaderi, ne de şansızlığı. Toplumlar yüzyıllardır; karnı açları değil ama gözü açları doyuramamış. Bir insanın yemesi gereken bir ekmeği, on kişi yemek zorunda kalmış yüzyıllardır.  Gerçekleri görmezden gelmek incitici… Ucuz, alelade bir çözüm olan sadaka kültürünü Anadolu insanına asla yakıştıramıyorum.

Yüzyıllar medeniyetlerinin ve zenginliklerinin geçmişinden gelen ve yüzyıllardır batı toplumlarının taşıyarak bitiremediği varlığa ve zenginliğe sahip toplumumuza sadaka kültürü yakıştırmak büyük hem de çoook büyük haksızlık gibi geliyor bana. Bu güzelim insanlarımızın onuruna yakıştıramıyorum. Anadolu insanı aç olur ama tok gibi yürür. Kimsenin onu yoksulluğundan dolayı aşağılamasını, hakir görmesini ve onurunu zedelemesini istemez. Erdemlidir. Eskiden insan onuruna yakışan bir şekilde yapılan yardımların,  iyiliklerin gizli kalması, iyilik yapılan insanın rencide edilmemesi bizim topluma özgü çok hoş bir davranışmış, fakat günümüzde her şey gösteriye dönüştürülmüş durumda. Montaigne'nin sevdiğim sözüdür;

-"Alçak gönüllülüğün ince bir çeşidi vardır ki kendini yüksek görmekten gelir" der... Günümüzde artık insanlar kendilerini yüksek görmek için iyilik yapar oldu. İyilik değil ama sadaka kültürünü yerleştirir oldu diye düşünüyorum.

Artık günümüzde “erdem” varlıklı olanlara has bir değer olmaya başladı(!) Yoksul insanın erdem göstermeye midesi yetmiyor artık. Çünkü yaşayan bir canlı olarak hayatını devam ettirmek, karnını doyurmak,  yemek içmek zorunda. Giyinmek ve barınmak zorunda. Kısacası yaşamak zorunda. Yoksulluk ne bir kader ne de bir şansızlık demiştik. Toplumların kurdukları ekonomik, sosyal ve siyasal sistemlerin bencillikleri ve çılgınlıklarıyla ilgili…

Yardım etmek için insanların gereksinimlerini belirlerken, yalnızca yaşamsal gereksinimlerle sınırlı kalmak zorunda değiliz demiştir askıda kahve ısmarlayan İtalyanlar. Bir Venedikli için, yaşamsal olmasa da kahve, günlük yaşamda önemli bir yer tutmaktadır. Kahve içebilecek kadar parası olmayan kişilere yardım edebilecek düzeydeki kişiler, kendileri bir kahve parası daha ödüyorlar. Hikayeyi okuyunca oldukça keyiflendim yaşadığım askıda ekmek durumuna ne kadar benziyor dedim.

          Gerçek yardım; yardım edilen kişiyi görmemektir.  Yardım edilenler de yardım eden kişileri görmedikleri için kendilerini hem borçlu, hem de mahcup hissetmezler, kimden geldiğini bilmedikleri bu ikramı daha huzurlu olarak kabul ederler öyle değil mi?

Yardım eden ile yardımı kabul eden arasında,  yukarıdaki hikaye de olduğu gibi o caffe-bar'daki garson gibi, köprü görevi yapan kişilerin ise güler yüzlü ve sevgi dolu olmaları gerekir. Aynı zamanda bizim halk ekmek satıcısı gibi.

Kafeye giren yoksul bir kişinin

"Bana askıda kahve var mı?" diye

sormasına gerek bırakmamak için "askıda kahve olduğunu" belirten kağıt parçalarını kolaylıkla görünebilen bir yere asmak ise bu olgunun

çok zarif bir yönü değil midir?

Biz Türkler de bu askılara ekmekler asabiliriz…  Bu insanlığı,  bu yardımseverliği, bu toplumsal terbiyeyi gösterebiliriz diye düşünüyorum...

 

                                                                                                          Asya TOKMAK

 
İletişim E-Posta: asya2005@yahoo.com - Telefon: Okunma Sayısı: 959
 
Yorumlar
*** Yorum Yaz
Bu yazıya hiç yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yapın.

Diğer Yazıları

BAHARA KARIŞMA
RÖPORTAJ
EN BÜYÜK MACERA
YUVA
VAZGEÇMEK MUTLULUKTUR
HADDİMİZİ BİLMEYE NE DERSİNİZ?
Yakın Tehlike
EYLÜL...
SÖĞÜT CUMASI YAYLASI
BÜYÜLÜ SAHTELİK
KEŞİŞ, KADIN VE KAYBOLAN HÜCRELER
KUM TANELİ ZAMAN
YAŞAMI KULLANMA KILAVUZU
İNSANSI OLMA ÖZGÜRLÜĞÜ
ZEYTİNYAĞLI YİYEMEM AMAN
LİKYA OTEL
NE ZAMAN İYİ GİYİNİRİZ
DEĞERLER VE DOĞRULAR
“VANYA DAYI”
KAVANOZ
YOKSULLUK BİR SEÇİMDİR
GÖREN ELLER…
DİZİLERİMİZİ YÖNLENDİREN HAYATLARIMIZ
MUTLULUK YANIBAŞIMIZDA
"KİFAYETSİZ MUHTERİSLER"
"BYE", "OKEY"
ERKEN YAŞAMIŞ FENİKELİLER, GEÇ KALMIŞ FİNİKELİLER...
MADAM BUTTERFLY
DAFNİYE SEVGİLERİMLE
SARI SONBAHAR...
YAZMAK, KONUŞMAK, DİNLEMEK, OKUMAK...
YÜKSEK KAYALIĞIN YANINDAKİ YER
ASKIDA EKMEK...
GÜNEŞTE KURUTULAN KABAKLAR
Diğer Yazarlar

FİNİKE’YE KYK YURDU YAPILMALI
BEN DE BÖYLE YAPTIM, ŞULE YAYINLARI
Finike Küçük, İnsanları Büyük Bir İlçe
KADINSAN BİR KADINLIĞINI BİL!
31 MART 2012 ESKİ GÜNLER
TURİZM MAĞAZACILIĞI ve FİNİKE
MADDİYAT MANEVİYATI HAPSEDERSE
HOŞGELDİN RAMAZAN.....
KAYNAR KAZANDA
BAHARA KARIŞMA
İhale İlanları

Yazarlar 
Hava Durumu ( Antalya )
Bugün
19°°C - 27°°C
Salı
20°°C - 26°°C
Çarşamba
20°°C - 26°°C
Perşembe
20°°C - 25°°C
Namaz Vakitleri ( Antalya )

İmsakGüneşÖğleİkindiAkşamYatsı
03:5305:3513:0116:4920:1621:49

28 Mayıs 2018 Pazartesi
Tarihte Bugün
1776 - Deniz Harp Okulunun Açılışı
1922 - Uzun Köprünün Kurtuluşu
2006 - Fırtına
Bizi Facebook'ta takip edin
 
Günün Sözü
Tek olan şey bölünme kabul etmez, gerçek tekdir.
(Hz. Muhammed)
Arşiv Arama
Anasayfa
Site Haritası
Sitenize Ekleyin
RSS Kaynağı
Hakkımızda
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright ©2013 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.
0,33ms